SON DAKİKA
5 Şubat 2023 00:31

SON HABERLER

Bir Başkadır dizisi öyle vurucu oldu ki, izleyen herkesi silkeleyip kendine getirdi!

TelevizyonGazetesi.com / Detay – Birbirinden farklı hayatlara sahip, farklı dünya görüşleri olan insanların hayatlarından kesitler sunan Netflix’in yeni dizisi Bir Başkadır, yayınlandığı günden bu yana gündem oluyor. Aslında gündem olmayı da çok hak ediyor.

Toplumun siyasal söylemler üzerinden birbirinden uzaklaşma eğilimi gösterdiği, farklı kültür ve yaşam şekline sahip insanlar arasında empati kurmanın zorlaştığı bir ortamdan geçiyoruz. İşte bu noktada Berkun Oya’nın hem senaryosunu yazdığı hem de yönetmenliğini yaptığı Bir Başkadır dizisi, çok anlamlı bir adım attı.

Dünya görüşleri farklı olsa da dizideki karakterlerin ortak noktası, aslında birbirleri ile ne kadar bağlı oldukları gerçeği. Aynı evde abla – kız kardeşten birisi başı kapalı ve daha geleneksel bir yapıda. Diğeri açık ve daha modern bir hayat tarzını benimsiyor. Ama bu abla – kız kardeşin anne ve babası çok başka bir dünyada… Aynı aile içinde nesiller arası farklılıklar, aynı evde büyüyen kardeşlerin birbirinden uzaklaşan dünya görüşlerini izliyorsunuz.

Bir Başkadır dizisinin en dikkat çeken bir başka noktası ise, ekonomik durumu iyi olsun ya da olmasın tüm karakterlerin aslında büyük bir yalnızlık içinde olduğu gerçeği… Bir türlü içindeki sıkıntıyı dökemeyen, kendini ifade etmekte, hatta kendini tanımakta zorlanan bireyler gösteriliyor.

Tam da günümüzde yaşadığımız gerçekliğin ayna gibi yansıtılmasını izliyoruz. Bir Başkadır dizisinde etnik kimlik, türban, laik görüş, muhafazakarlık gibi farkı temalar gösterilirken, aslında aynı topraklarda doğan ve birbirine benzer duygulara sahip insanları görüyoruz.

Ne etnik kimlik ne de dünya görüşü bu toplumun birbirinden ayırabilecek bir olgu olmadığını da anlatıyor. Çünkü aynı topraklarda, aynı havayı soluyan, aynı duyguları yaşayan, aynı sorunlarla boğuşan ama bunu farklı kimlikler altında yapan insanların bulunduğu gerçeği Bir Başkadır ile herkesin yüzüne çarpıyor.

İşte bu noktada Meryem karakterini muhteşem bir şekilde resmeden Öykü Karayel, fazlasıyla takdir edilmeyi hak ediyor. Meryem’in duygu ve düşünceleri aslında binlerce kişiye de kendisini hatırlatıyor.

Meryem gibi karakterler 1950’li yıllarda da vardı, 2020 yılında da var.. Değişen tek şey ise mekanlar, şartlar. Değişmeyen şey ise; aynı duyguları yaşayan, benzer değer yargıları ile yoğurulmuş ama farklı bakış açıları üzerinden hayatlarını devam eden insanlar olduğumuz gerçeği…

BİR BAŞKADIR DİZİSİ ÖZEL ANALİZİ İÇİN TIKLAYINIZ…

Özel içerikler youtube kanalımızda

Abone olun

İlgili Haberler