SON DAKİKA
12 Ağustos 2022 13:46

SON HABERLER

Burak Tozkoparan Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi

Burak Tozkoparan, 14 Kasım 1992 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Türk dizi, sinema oyuncusu ve müzisyen.

Adı: Burak Tozkoparan
Doğum Tarihi: 14 Kasım 1992
Doğum Yeri: İstanbul
Boyu: 1.80 m.
Kilosu: 74 kilo
Burcu: Akrep
Göz Rengi: Mavi
Annesi: Nimet Tozkoparan
Babası: Avni Tozkoparan
Instagram: https://www.instagram.com/buraktozkoparan/
Evcil Hayvanları: Köpeği Crash.
Ailesi: Anne ve babası da Rizeli.

Çocukluk yılları: 2 Nisan 2011 tarihinde Bostancı Gösteri Merkezi’nde yapılan’ Vodafone 14. Liseler Arası Müzik Yarışması’nda enstrüman çalanlar dalında bateristliği ile birinci oldu. Birçok grupla beraber çalıştı, Olcayto Ahmet Tuğsuz un eşliğinde kurulan Pervane grubunda da bateristlik yaptı.

Eğitim hayatı: Okan Üniversitesi’nde yüzde yüz burslu olarak Sinema ve Televizyon  Bölümü’nde okudu.

Müzik kariyeri: Müzik ilk göz ağrısı, babasının da müziğe yönelmesinde çok etkisi var. “Dört X Dört’ün solisti Deniz Abi’yle (Deniz Tuzcuoğlu) bir yarışmada karşılaştık, Vodafone FreeZone Liselerarası Müzik Yarışması’nda o jüriydi, ben yarışmacıydım, o yıl birinci oldum. Deniz Abi ilk günden beri desteğini esirgemedi benden, yarışma sonrasında da fikirlerime çok açıktı, onunla paylaştım düşüncelerimi. Yarışmadan sonra biz ‘Pervane’ adlı grubu kurduk ve birlikte çaldık. Ardından Dört X Dört’ün eski davulcusu Arbak Abi (Arbak Refik Dal) işlerinin yoğunluğu nedeniyle konserlere gelemeyince, bir gün benden rica etti, ben de, ‘Tabii seve seve gelirim,’ dedim, o günden bu yana altı yıldır Dört X Dört ile beraberiz. Ben seyirci olan her yeri çok seviyorum. Seyircinin desteğini ve eşliğini gördüğüm her yerde çok mutlu oluyorum. O yüzden çok fazla mekan ayırmıyorum. Dört X Dört’ü dinlemeye gelen insanları görmek beni çok mutlu ediyor.”

Oyuncu olmaya nasıl karar verdi? Okan Üniversitesi’nden burslu okumaya hak kazanınca Sinema ve Televizyon Bölümü’nde okumayı tercih etti. “Oradaki bir eğitmenimin, ‘şansını denemelisin’ sözleri ve arkadaşlarımın teşvikiyle oyunculuğa başladım. Her şey kısa sürede ve çok güzel oldu. Umarım böyle devam eder. Bir gün konserim vardı aynı günün akşamı ‘Paramparça’ dizisi için seçmelere çağırdılar. En ufak bir heyecanım olduğunu söyleyemem çünkü kaybedecek hiçbir şeyim yoktu. Nasılsa akşam konsere gidecektim ve eğlenecektim.  2-3 hafta geçti aradan ve aradılar beni. Yapımcı görüşmemin olduğunu söylediler. İşte o gün heyecan başladı. Çünkü işler ciddiye bindi. Büyük isimler var. Yapımcıyla görüştükten sonra yönetmen görüşmesi oldu, birçok kişiyle konuşuldu edildi. Her şey netleştiği an benim heyecanım başladı ve hiç bitmedi. Bugün de devam ediyor.”

Oyunculuğa ilk adım: Televizyon macerasına ‘Paramparça’ dizisinde canlandırdığı ‘Ozan karakteriyle başladı ve bu proje ile dikkatleri üzerine çekti.

Kişilik özellikleri: Biraz sinirli, anlık patlamalar yaşayabiliyor, aynı zamanda da çok duygusal. “Anlık patlamalarım aslında sinirimden çok duygusallığımdan kaynaklanıyor. Ama fevri değilim. Hırslı biriyim. Kafama koyduğum şeyi yapmak için kimseye taviz vermem ve sonuçlandırırım.”

Sosyal: Hayatta en keyif aldığın şey, müzikle ilgilenmek. “Özellikle arkadaşlarımla birlikte kendi stüdyomuzda takılmak en sevdiğim şey olabilir ve tabii yine arkadaşlarımla düzenlediğimiz film geceleri de.”

Düşünce yapısı: Çok deneyimli isimlerle çalışmış olmaktan mutluluk duyuyor, rol aldığı her deneyimli oyuncudan bir şeyler öğrenmeye çalışıyor. “Ben herkesten bir şey öğrenmeye çalışan biriyim. Oturduğum yerden bile insanlar hakkında gözlem yapıyorum çünkü bu oyunculuğu çok geliştiren bir şey. Erkan Petekkaya, Nurgül Yeşilçay, Cevdat Mercan gibi deneyimli isimlerle oynarken kendimi geliştirmek için daha çok çaba göstermem gerektiğini düşündüm. Bunun üzerine giderek ve çekinmeden denedim.”

İlk sinema filmi: Gönenç Uyanık / Hesapta Aşk

Aşk tanımı: “Benim için aşk, oturup bir çay kahve eşliğinde muhabbet edip birbirimize bir şeyler katmaktır, keyifli vakit geçirmektir.”

İş hayatına bakışı: Çalışma şartları olarak televizyonun sinemadan daha zor olduğunu düşünüyor. “Dizilerde bir günde 20 sahne çekmek zorunda oluyorsunuz bazen ama filmler de süre olarak daha uzun olduğu için özen gerektiriyor. Dizi biraz daha günlük ve unutulan bir şey ama film birazcık daha kitap gibi olduğu için herkes daha fazla emek veriyor üzerine. Bu yüzden daha iyi sonuç tabii ki de filmlerden çıkıyor. Dizi çekmek de çok keyifli bence. Bir de o tempoya alıştığınız zaman boş duramıyorsunuz normal yaşantınızda da. Projelerim arasında es vermeye çalışıyorum çünkü hem müzisyenlik hem oyunculuk yapıyorum. Aileyle alakalı işlerim var. Hepsine aynı anda vakit ayırmam imkansız. Hem spor hem de kendime yatırım yapmam gerekiyor tüm bu süreçte. Bazen yüzünün özlenmesi iyi bir şey gibi geliyor bana. Oyunculuk ve müzik, iki tutkumu da çok sevdiğim için bir arada yürütebiliyorum. Onun yorgunluğu bana çok tatlı bir yorgunluk olarak kalıyor.”

Kariyer planı: Daha yolun çok başında olduğunu düşünüyor ve kaliteli yapımlarda yer almayı istiyor. “Beni geliştirecek her projeye açığım.  Akıl hastasını, şizofreni oynamak isterim. Bu roller çok önemli.”

Gelecek Hayali: En büyük hayali; ‘Er Ryan’ı Kurtarmak’ ya da ‘Furry’ gibi 2. Dünya Savaşı filmlerinde yer almak. Bir müzisyen olarak müzisyenliği içeren bir filmde oynamam gerekiyor diye de düşündüm hep. Enstrüman çalmayı insanlarla paylaşmak benim için çok özel bir deneyim olacaktı ki;  son filmimde, müzisyen bir karakteri oynadım. Gençliğime yakın bir roldü diyebilirim.”

Kimle aynı sahneyi paylaşmak isterdi? En çok çalmak istediği festival ‘Rock in Rio’.

Rol modeli: Müzik konusunda örnek aldığı grup, ‘Red Hot Chili Peppers’ “Benim ve grubumdaki arkadaşlarımın hayatını değiştiren bir grup var: Red Hot Chili Peppers! Tüm albümleri tüm şarkıları benim için çok özel ama sanırım en özeli ‘Can’t Stop’ parçası. Çünkü yarışmada bu şarkıyı çaldığımızda birinci oldum.”

Formunu nasıl koruyor? Spor hayatının her noktasında, her gün var. Köpeği Crash ile beraber sabah-akşam mutlaka iki saat yürüyüş yapıyor. “Onun haricinde Eray Öztatar ve Çalkan Algün hocalarımla düzenli olarak fitness derslerim oluyor, bunun dışında yüzüyorum, halı saha maçları yapıyorum.”

Sosyal medya ile arası nasıl? Sosyal medyada çok aktif olmasa da paylaşımlarda bulunmaya çalışıyor. “Elimden geldiğince, paylaşmaya değer bulduğum şeyleri paylaşıyorum. Bazen yeri geliyor bir haftada 20 paylaşım yapıyorum, bazen iki ay inzivaya çekiliyorum. Bunları kasıtlı yapmıyorum, o an içimden nasıl geliyorsa öyle davranıyorum. İzleyici değilim bu platformda. Mesela kendi köpeğimin sayfasını açtım çünkü bir noktada artık fan’larım sıkıldı galiba köpeğimi görmekten. Paylaşımlarımı oradan yapıyorum. Bence takipçilerim beni gerçekten sevdikleri için anlayışla karşılıyorlardır.”

Kimlere hayranlık duyar? Çalışmayı çok istediği isimler, Türkiye’de Kıvanç Tatlıtuğ, yurt dışında ise Brad Pitt.

Kadında çekicilik kriteri: Esmer ve kumral kadınları beğeniyor. “Fiziksel özelliklere önem vermiyorum diyemem. İnce bir siluet etkiler beni.  Sakin, cool, ben buradayım demeyen, abartısız giyinen kadınlardan hoşlanıyorum. Çünkü kendine güvenen insanın daha sade giyineceğini düşünüyorum. Hayatımın hiçbir noktasında abartıyı sevmiyorum. Oyunculukta da böyle sürekli köpürtmeyi sevmiyorum.”

Doğa ile ilişkisi: Doğayla iç içe olmayı çok seviyor, tatil planı yaparken de sakin ve doğayla baş başa kalabileceği yerleri tercih ediyor. “Denize girip, güneşleneyim gibi bir anlayışım yok. Hayatımda hiç yedi yıldızlı otele gitmedim mesela. Takarım sırt çantamı, beni nereye götürüyorsa oraya giderim. Mykonos’a gideyim demiyorum. Onun yerine Thassos’a gidip kafa dinliyorum. Az insan var çünkü. Zaten ben Şile’de yaşıyorum.  Doğayı seviyorum, bahçeli bir evim ve köpeğim var. Hatta babaannem domates, biber, salatalık ekti bahçeme. Ailem hep yanıma gelir. Bizim aile apartmanımız vardır. Bayram günleri babaanneme çıkar elini öperiz. Aile bağlarımız çok kuvvetli.”

Evde ne yapar? Evinde müzik yaptığı bir odası var. Ayrıca mutfakla da arası iyi,  yemek yapmayı seviyor. “’Kırgın Çiçekler’de oynarken, diziden kazandığımla bir oda yaptım kendime; gitarlar aldım, davul aldım, mini bir stüdyo oluşturdum. Boş vakitlerimde, daha doğrusu günde bir, iki saat kayıt alıyorum, besteler yapıyorum, sözler, riff’ler, cümleler yazıyorum. Ben de söz, beste, aranjesiyle tamamı bana ait bir albüm yapmak istiyorum. Ayrıca evde olduğum zamanlarda mutfakta da vakit geçiririm. Çünkü, iyi yemek yaparım. Evde sürekli yemek programları izlerim. Mesela Claudio diye bir şef var, ben yıllardır onun yemek yapışını izlerim. İtalyan ama Türkçe de konuşuyor.”

Hangi filmden etkilendi? ‘Bohemian Rhapsody’ filmini dört kez izledi.  “Bizim dört kişilik bir arkadaş grubumuz var. Dört X Dört’te bas çalan Burhan, kuzenim Uğur ve canımız, dostumuz Fırat. ‘Bohemian Rhapsody’ye dört kere gittik. Ben Türkiye galasına da gitmiştim hatta beş olmuş sayınca. Tarihsel olarak birkaç atlama var ama müzik bu kadar kötüye giderken, bu kadar saydamlaşmışken, Queen gibi dünya devi bir grubun anlatılması çok güzel duygular yaşattı bana. Çok mutlu oldum. Çok güzel bir filmdi.”

TELEVİZYON DİZİLERİ

2014 /2017- Paramparça /Ozan Gürpınar

2017 /2018-Kırgın Çiçekler / Ali Göktürk Komiser

2019 – Tek Yürek / Cem Saruhan

2020 – Gençliğim Eyvah / Zola Asmalı

2020- Menajerimi Ara / Emir Bindal

SİNEMA FİLMLERİ

2016 – Hesapta Aşk/ Mert

2019- Sesinde Aşk Var / Rüzgar Ertürk

2020 -Mesti Aşk / Sultan Valad

ÖDÜLLERİ

2011 – Vodafone 14. Liselerarası Müzik Yarışması / Enstrüman (Davul/Bateri) / Birincilik

 

Özel içerikler youtube kanalımızda

Abone olun

İlgili Haberler