SON DAKİKA
20 Haziran 2019 08:43

SON HABERLER

Çukur dizisini bu kadar başarılı yapan şey bakın aslında neymiş!

Çukur dizisinin başarısının altındaki gerçek neden!

TelevizyonGazetesi.com / Detay – Show TV ekranlarında 2. sezonun finalini 27 Mayıs tarihinde yapan Çukur dizisi, bu sezon yine fırtınalar estirmişti.

İlk sezonun ardından hikayenin yenilenmesi, yeni karakterlerin katılması, senaryonun başrol oyuncularının ölümünü bile umursamayan sertliği, ünlü oyuncu kadrosu, çekimleri vb…

Çukur dizisinin başarısı nedir diye sorulduğunda bu ve benzeri birçok konuyu gündeme getirebilirsiniz.

Ancak bir psikolog gözünden dizinin neler anlattığını hiç okudunuz mu?

Uzman Psikolog Merve Azize Çelik, Çukur dizisiyle ilgili yorumlardan etkinlendi ve baştan sona tüm bölümlerini izledi.

Dizi hakkındaki izlenimlerin ide kendi internet sitesinde yayınlandı.

Bir klinik psikolog gözünden Çukur dizisinin başarısının ne olduğunu anlatan şu satırlar oldukça değerli:

“Çukur dizisinin en önemli teması bence aile. Birçoğumuzun yaraları ve travmaları var o kesin. Dizinin ilk sezonunun ilk bölümlerinde gizlenmiş bir oğulun çektiği acıları ve intikam ateşini görüyoruz. Burada işlenen şey intikamı övmek değil. Ön yargı aslında. “Öfkeyle kalkan zararla oturur”u öğreniyoruz. Aynı şekilde olmasa da birçok insan Türkiye’de farklı annelerden ama babadan bir kardeş olabiliyor. Örneği çok. Benim aile hayatımda da mevcut hatta.

Orada işlenmiş dışlanmışlık, suçlama ve ait olma isteğinin Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine oturttuğumuzda Vartolu gerçek anlamda yetişkinliğine kadar korunma, sevgi, yemek, ihtiyaç ve ait olma gibi basamakları karşılanmamış olduğunu, kendine bir Vartolu karakteri yaratarak, “Ego”nun kendi benliğindeki tüm ezilmişlikleri “Salih’i” gizleyip kendini güçlü kıldığını ve bu şekilde başa çıktığını görüyoruz. Attığı her intikam adımının bir sonucunu yaşadığını ve ait olma şansını fark edip bu şansları yok ettiğini de görüyoruz.

Aileyi tanıdıkça vicdan duygusunun da geliştiğini, kendini sorguladığını ama travmaları olan bir insan kadar bu çelişkide gidip geldiğini gözlemleyebiliyoruz, çok insani! Sevginin bağlılığını, Saadet’e duyduğu güçlü bir bağdan görüyoruz. İçindeki Salih’i çıkaran ama bu zamana kadar kendisinin hayatta kalmasını sağlamış güçlü Vartolu’nun, kafasındaki o travma izlerinin beynini bir makine gibi programladığı kişi olmaktan vazgeçemediği noktada gelgitler yaşatan bir masumiyet. İçte bir yerde insanı insan yapan şey… “

İlgili Haberler