Ana sayfa Altı Üstü İstanbul Oyuncuları ve Karakterleri Altı Üstü İstanbul – Tarık – Feyyaz Duman Kimdir?

Altı Üstü İstanbul – Tarık – Feyyaz Duman Kimdir?

tarafından admin
Altı Üstü İstanbul Karakteri

Tarık Dirlik (Tarık Hoca) — Feyyaz Duman

Yetimhanede büyümüş, oğlunu trajik bir kazada kendi eliyle kaybetmiş, ardından karısı ve kızı tarafından terk edilmiş bir adam. Şimdi mahallenin kayıp gençlerine umut dağıtarak kendi yaralarını sarmaya çalışıyor — ve hiç beklemediği bir dert ortağıyla yeniden hayata tutunuyor.
Mardin, 1982 175 cm / 65 kg İkizler Burcu İTÜ Konservatuvarı / Brooklyn College @duman_feyyaz

Oyuncu Biyografisi

Tam AdıFeyyaz Duman
Doğum14 Haziran 1982, Mardin
Boyu / Kilosu175 cm / 65 kg
Burcuİkizler
Eğitimİstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Halk Dansları Bölümü; Brooklyn College (New York) Yüksek Lisans
EşiZozan Şimşek (evl. 2019)
ÇocuğuNarin Duman
Instagram@duman_feyyaz
Biyografitelevizyongazetesi.com’da tam biyografi

Feyyaz Duman Kimdir?

Feyyaz Duman, 6 yaşında Türkçe bilmeden Mardin’den İstanbul’a gelen, ardından New York’ta beş yıl fabrikada çalışarak oyunculuk eğitimi alan, 30 yaşına kadar mesleğinden tek kuruş kazanamamış ve tüm bu mücadelenin ardından eleştirmenlerin “bağımsız sinemanın en güçlü aktörü” dediği bir isimdir.

Babası oyuncu olmasına karşı çıkarak onu müteahhitliğe çekmeye çalıştı. O ise liseyi bitirince evden ayrıldı. “Önce oyuncu oldum, sonra popüler” diyor — ve bunu bir şans olarak görüyor. Televizyonun yarattığı popülerliğe aldanmamayı, gözde olmamayı, işini çok yavaş ve sağlam büyütmeyi tercih etti. Sonunda Kadın/Arif (2017–2020) ile milyonlara ulaştı.

Mardinli, İstanbullu, New Yorklu. Üç şehir, üç dil, üç kültür. “Murathan Mungan da Mardinli, Aziz Sancar da. Ben de onlardan sadece biriyim” diyor, arabeskleştirmeye karşı duruyor.

Karakter: Tarık Dirlik (Tarık Hoca)

Yetimhaneden Futbol Sahasına — Bir Hayatta Kalma Hikâyesi

Tarık Dirlik, hayata en zor noktadan başladı: ailesi olmadan. Yetimhanede büyüyen Tarık, devletten ve kurallardan başka kimseye dayanamadığı için erken yaşta hem sertleşti hem de adalete olan bağlılığını pekiştirdi. Kendine ait bir ailesi, bir yuvası, bir adı olsun diye her şeyi yaptı. Ve bir süreliğine bunu başardı.

Sonra her şeyi kaybetti.

Oğlunun Ölümü — Tarık Hoca’nın Kırılma Noktası

Tarık Hoca’nın en ağır yükü, oğlunun bir kazada hayatını kaybetmesidir. Ve bu ölümün faili başka biri değil, bizzat kendisidir. Bu kaza — ister bir dikkatsizlik, ister yanlış bir karar, ister kontrolden çıkan bir an olsun — Tarık Hoca’nın yaşadığı her şeyin sıfır noktasıdır.

Karısı ve kızı bu gerçekle yüzleşemez. Ya da yüzleşmek istemez. Her ikisi de onu terk eder. Kızı onunla görüşmeyi keser. Tarık, ailesiz büyüdüğü gibi, şimdi de ailesiz kalır — bu sefer kendi eliyle.

“Oğlumu kaybettim ama ben de kızım için öldüm maalesef. Benimle görüşmüyor.” — Tarık Hoca, Zehra’ya.

Zehra “Hiç evlat babaya, baba evlada küser mi?” diye sorduğunda Tarık’ın verdiği yanıt, kendi geçmişini dolaylı yoldan kabullenmesidir:

“O nasıl bir baba olduğunuza göre değişir.” — Tarık Hoca.

Sert Kabuk, Yaralı Öz — Gençlere Sarılmanın Asıl Sebebi

Ziyankarspor’un teknik direktörü olarak Tarık Dirlik, sahada katı, otoriter ve tavizsiz görünür. Ama bu kabuğun altında yetimhanede büyüyen, oğlunu kendi eliyle kaybeden ve ardından karısıyla kızı tarafından terk edilen bir adam yatar.

Mahallenin kayıp gençlerine — Emir’e, Sado’ya, Mert’e, Hasan’a — bu denli sıkı sarılmasının sebebi salt iyilik değildir. Bu aynı zamanda bir telafi, bir af dileme, ikinci bir şans arayışıdır. Kendi oğluna yapamadıklarını başkalarının evlatlarına yapmak istiyor. Tarık Hoca, Altı Üstü İstanbul’un en derin iç çelişkisini yaşayan karakteridir: başkalarına her şeyi verebilecek güçtedir, ama kendi ailesini çoktan yitirmiştir.

Kriz Anında Otorite ve Soğukkanlılık

4. bölümdeki kaza sahnesinde Emir, Uzay’ı arabadan çıkarmaya çalışırken olay yerine ilk yetişen Tarık Hoca’dır. Bir an bile tereddüt etmez:

“Bırak bırak bırak. Ben hallederim.” — Tarık Hoca, Emir’i durdurarak kontrolü eline alırken.

Hastanedeki kaos ortamında, suçlamalar havada uçuşurken herkesi tek bir cümleyle susturur:

“Bir sakin olabilir miyiz lütfen? Dünden beri yaşadıklarımız yetti zaten.” — Tarık Hoca, hastane koridorunda.

Adaleti Bilimle Aramak

Uzay’ın içkisine ilaç atıldığı iddiası ile “sadece içki içtiler” iddiaları arasında kalındığında, taraf tutmak yerine nesnel bir çözüm önerir. Bu refleks onun hem adaletçi hem de pragmatik yapısını tek anda özetler:

“Gelirler çocuklar bizim kulübün kliniğine aldırırlar kanlarını. O zaman anlarız içki mi ilaç mı diye.” — Tarık Hoca.

Sokak Kültürünü Bilen Güç Gösterisi

Mahalleli gençler ile zengin çocuklar hastane bahçesinde kavgaya tutuşunca, Tarık Hoca onları fiziksel olarak ayırır, duvara çarparak gücünü hissettirir ve nereden geldiğini net bir dille ortaya koyar:

“Sokaklardan geliyorum lan ben. Sizin bu itiş kakışınızı çiğ çiğ yerim.” — Tarık Hoca, gençleri ayırırken.

Bu cümle hem bir tehdit hem de bir özgeçmiştir. Tarık Hoca, sokağı teoriden değil deneyimden biliyor.

Güç Kafada Olur — Mentorluk

Sado ve Mert’i karşısına alıp onlara sadece futbolu değil, hayatı da öğretmeye çalışır. Dürtüsel davranan, önce yumruk atan bu gençlere tek bir şeyi defalarca tekrar eder:

“Güç bilekte değil. Biraz burayı çalıştırın. Burayı kafanızı çalıştırın. Çalıştırmazsanız kaybedersiniz.” — Tarık Hoca, Sado ve Mert’e.

Açık Çek ve Koşulsuz Sahiplenme

Sado, Tarık Hoca’ya isyanını şöyle haykırır: “Senden her şey olur da baba olmaz… baba dediğin kavga ayırmaz, kavga çıkarır.” Tarık Hoca bu sözün acısını bilir — çünkü kendisi de geçmişte tam da o hatayı yapmıştır. Yine de geri çekilmez:

“Yeri gelir hocanız olurum, yeri gelir abiniz olurum. Yeri gelir baba olurum size.” — Tarık Hoca, Sado’nun isyanına yanıt olarak.

Ve buna tek bir şart koyar:

“Ne zaman ihtiyacınız olursa ben hep yanınızda olacağım. Ama bir şartla — ne olursa olsun gelip bana anlatacaksınız her şeyi.” — Tarık Hoca.

Beklenmedik Dert Ortağı — Yeniden Hayata Tutunmak

Zehra ile aralarındaki o kısa ama derin sohbet, Tarık Hoca’nın o güne kadar kimseyle paylaşmadığı gerçekleri dışarı çıkardığı andır. Zehra, onun acısını yargılamadan dinleyen ilk insandır. Bahtiyar’ı kaybetmiş bir anne ile oğlunu kendi eliyle yitirmiş bir baba, aynı acıyı farklı cephelerden taşıyor.

Bu beklenmedik dert ortaklığı, Tarık Hoca’nın yeniden hayata tutunma yolculuğunda bir dönüm noktasına dönüşür. Belki de Tarık, Zehra’da hem bir sırdaş hem de bir ışık bulur: kendi oğlunu kaybettiği için terk edilen adam ile kocasının sorumsuzluğuna rağmen ayakta kalmaya çalışan kadın, birbirlerine aynayı tutar.

İlişki Haritası

Emir (Koruduğu / Yönlendirdiği): Emir’i hem futbolcu hem de insan olarak biçimlendirmeye çalışır. Kaza gecesi ilk müdahalede bulunan Tarık Hoca, Emir’in hem güvenliği hem de geleceği için orada olur.
Sado ve Mert (Mahallenin Kayıp Gençleri): Sado’nun “senden baba olmaz” isyanına rağmen onları dışlamaz. “Yeri gelir baba olurum” sözü, bu iki genç için gerçek bir aile vaadi gibidir.
Hasan (Cankaya Kardeşleri): Hasan, Tarık Hoca’nın dürüst, sakin ve takım ruhuna sahip bulduğu isimdir. “Sen benim ölene dek kardeşimsin” diyen Emir’in yanında Hasan’ı da gözetir.
Zehra (Dert Ortağı / Yeniden Tutunma): İkisi de evlat acısını taşıyor — biri kaybından sorumlu, diğeri kayıptan sonra ayakta kalmaya çalışıyor. Zehra, Tarık Hoca’nın acısını yargılamadan dinleyen ilk insandır ve bu beklenmedik buluşma, Tarık’ın yeniden hayata tutunduğu dönüm noktasıdır.
Bayram (Karşı Kutup): Bayram, kötü babalığın simgesidir. Tarık Hoca, kendi hatalarıyla yüzleşmiş biri olarak sorumsuz babalara hiç tahammül edemez. Bayram’ı kendi silahıyla vurur.

Bayram ile Yüzleşme Sahnesi

4. Bölüm Bayram’ın Kof Tehdidine Cevap: Zehra, Bayram’ı pavyon rezaleti yüzünden evden kovarken Tarık Hoca da oradadır. Bayram “Biz Adanalıyık. Tersimiz pistir… buralarda ortalıkta dolaşma” diyerek kof bir mafyatik hava sergilemeye çalışır. Tarık Hoca zerre boyun eğmez ve onu en zayıf noktasından vurur:
“Sen önce ortalıkta olman gereken zamanda ailenin yanında olmayı başar. Belki o zaman birbirimizi daha iyi anlarız.” — Tarık Hoca, Bayram’a kaza gecesindeki yokluğunu yüzüne çarparak.
Bu cümle hem bir savunma hem de bir ayna tutuştur. Tarık Hoca, Bayram’a babası olmak isteyip olmayı becerememiş bir adamın acısını ve öfkesini yüklüyor.

Feyyaz Duman Filmografisi

2026Altı Üstü İstanbul — Tarık Dirlik (ATV) — Başrol
YakındaBeklenen Mehdi — Zeynel (Dijital Platform)
2024Yalan — Kadir Karaca — Başrol
2023Adım Farah — Behnam Azadi
2023Modern Doğu Masalları — Halil (Dijital)
2023Seni Görüyorum — Kaan (Sinema)
2022Oğlum — Tuğrul Kaya
2021Yalancılar ve Mumları — Yakup Boztürk
2020–21Baraj — Nazım Güney
2020Kovan — İlker (Sinema)
2018Zor Bir Karar — Nezir (Sinema)
2017–20Kadın — Arif Kara — Kariyer dönüm noktası
2017İçerde — Serkan
2017Never Leave Me — Adil (Sinema)
2017Zagros — Zagros (Sinema)
2014Annemin Şarkısı — Ali (Sinema) — Antalya, Saraybosna, Duhok En İyi Erkek Oyuncu ödülleri
2014Mardan — Morad (Sinema)
2013Tatlı Biber Diyarım — Jaffar Mohammed Emin (Sinema)
2011Si Tu Meurs, Je Te Tue — Azad (Sinema)
2001Büyük Adam Küçük Aşk — Garson (Sinema) — İlk sinema rolü
2001Fotoğraf — Faruk (Sinema)

Ödüller

2014Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali — En İyi Erkek Oyuncu (Annemin Şarkısı)
2015Saraybosna Film Festivali — En İyi Erkek Oyuncu (Annemin Şarkısı)
2015Duhok Uluslararası Film Festivali — En İyi Erkek Oyuncu (Annemin Şarkısı)

Sıkça Sorulan Sorular

Tarık Hoca kimdir, nasıl bir karakterdir?

Tarık Dirlik (Tarık Hoca), Ziyankarspor’un teknik direktörüdür. Yetimhanede büyümüş, oğlunu trajik bir kazada kendi eliyle kaybetmiş, ardından karısı ve kızı tarafından terk edilmiştir. Bu büyük yıkımın ardından mahallenin kayıp gençlerine — Emir, Sado, Mert, Hasan — hem hocalık hem babalık yaparak kendi yaralarını sarmaya çalışır. Beklenmedik bir dert ortağıyla — Zehra ile — yeniden hayata tutunur.

Feyyaz Duman Altı Üstü İstanbul’da kimi oynuyor?

Feyyaz Duman, dizide Ziyankarspor’un teknik direktörü Tarık Dirlik’i canlandırıyor. Kadın/Arif ile tanınan usta oyuncu, bu rol ile baba figürünün en katmanlı yorumunu sunuyor.

Feyyaz Duman aslen nerelidir?

Feyyaz Duman 14 Haziran 1982’de Mardin’de doğdu. 6 yaşında ailesiyle İstanbul’a göç etti ve Türkçeyi okulda öğrendi. Üniversitede halk dansları okudu, ardından New York’a giderek Brooklyn College’da yüksek lisans yaptı. Mardinli, İstanbullu ve New Yorklu kimliklerini bir bütün olarak sahipleniyor.

Feyyaz Duman hangi dizi ile ünlendi?

2017-2020 yılları arasında yayımlanan Kadın dizisinde canlandırdığı “Arif Kara” karakteriyle geniş kitlelere ulaştı. Ancak kariyerinin temeli aslında sinemadadır: Annemin Şarkısı filmiyle Antalya, Saraybosna ve Duhok’ta üç uluslararası “En İyi Erkek Oyuncu” ödülü aldı.

Tarık Hoca neden gençlere bu kadar bağlıdır?

Çünkü hem yetimhanede büyüyen biri olarak aile özlemini bizzat yaşamış hem de kendi oğlunu trajik bir kazada kaybetmiştir. Üstelik bu ölümün sorumluluğunu taşıdığı için karısı ve kızı onu terk etmiştir. Mahallenin kayıp gençlerine babalık etmek, salt iyilik değil — kendi oğluna yapamadıklarını başkalarına yapma çabası ve bunun getirdiği af dileme isteğidir.

Feyyaz Duman evli mi, çocuğu var mı?

Evet, 2019 yılında Zozan Şimşek ile evlendi. Çiftlerin Narin adında bir kız çocukları var. Özel hayatını medyadan uzak tutmayı tercih eden Duman, boş zamanlarını ailesine ayırıyor.

Feyyaz Duman’ın boyu ve kilosu nedir?

Feyyaz Duman 175 cm boyunda ve 65 kilo ağırlığında.

Tarık Hoca ile Bayram arasındaki çatışma ne anlam taşıyor?

Tarık Hoca, kendi babalık hatalarıyla yüzleşmiş biri olarak sorumsuz babalara hiç tahammül edemez. Bayram’ı “Biz Adanalıyık, tersimiz pistir” kof tehdidiyle karşılaştığında, onu en zayıf noktasından vurur: “Sen önce ailenin yanında olmayı başar.” Bu cümle, kaza gecesi pavyonda olan ve telefonu kapalı olan Bayram’a bir ayna tutuştur.

error: Content is protected !!

Adblock Detected

Please support us by disabling your AdBlocker extension from your browsers for our website.