SON DAKİKA
6 Şubat 2023 12:08

SON HABERLER

Evrim Solmaz Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi

Evrim Solmaz, 27 Ağustos 1972 tarihinde Ankara’da doğmuştur. Türk dizi, sinema ve tiyatro oyuncusu.

Adı: Evrim Solmaz
Doğum Tarihi: 27 Ağustos 1972
Doğum Yeri: Ankara
Boyu: 1.69 m.
Kilosu: 55 kilo
Burcu: Başak
Göz Rengi: Kahverengi
Annesi: Belkıs Adıbar
Eşi: Arda Şener
Çocuğu: Bir oğlu var

Ailesi: Ankara’da doğup büyüdü. Babasını çok küçük yaşta kaybetti. 2013 yılında işletmeci Arda Şener ile evlendi. Çiftin bir erkek çocuğu var. “Babamı çok küçük yaşta kaybettim ama ömrüm boyunca kahramanım olmaya devam etti; sevgisini ve varlığını hep hissettim. Ankara’da ben çocukken alıç meyvesini kolye gibi ipe dizerlerdi. Ben çok severdim. Sokakta oynarken babamın işten gelişini görüp ona koşmamı ve onun, bana aldığı alıç meyvesini boynuma asıp beni omuzlarının üzerine oturtup eve götürmesini sevgiyle hatırlarım.”

Eğitim hayatı: Ankara Devlet Konservatuvarında üç yıl yarı zamanlı bale dersi gördü. 1994 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından aynı yıl İstanbul’a yerleşerek özel topluluklarda tiyatro oyunlarında rol aldı. Kadir Has Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Oyunculuk odaklı Yüksek Lisans yaptı. 2006 yılından itibaren Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olup, Ankara, Bursa, İzmir, Marmaris ve İstanbul’daki okullarda ‘Sahne Tatbikatı’ dersleri vermektedir.

Oyunculuğa ilk adım: Televizyon macerasına, 1994 yılında ‘Gülşen Abi’ dizisiyle başladı.

Hangi proje ile parladı? ‘Hanımın Çiftliği’ dizisinde canlandırdığı ‘Gülizar’ karakteri ile dikkatleri üzerine çekti.

Kişilik özellikleri: Utangaç, hassas, girişken, azimli, samimi, mütevazi. “Arkadaşlarımın, dostlarımın ve ailemin yanında oldukça rahatımdır. Ancak topluluklar önünde kendimi ifade etmekten çok heyecan duyuyorum. Oynadığım roller sayesinde seyirci aramızda oluşan sevgi büyüsünü korumak istiyorum. Bu istek bende kendimi ifade ederken çekingenlik yaratıyor. Bir karakteri canlandırmak ise tamamen farklı bir durum.”

Düşünce yapısı: Kendisini akışa bırakıyor ve herkesin kendini buna teslim etmesi gerektiğini düşünüyor. “Biz gençken daha ateşli, daha hızlı oluyoruz. Ben çok tuttuğunu koparan, çok disiplinli, çok mükemmelliyetçi bir yapıya sahiptim. Şimdi ‘böyle oldu’ diyen, elimden gelenin en iyisini yaptım, bu kadar oluyormuş diye düşünen biri oldum. Kalbimi temiz tutmaya çalışıyorum. İyi niyetle düşünüp, temiz şeyler diliyorum. Sürecin getirdiği güzel şeyler var. Niyetleri olan insanların bunları kalben isteyip, kendilerini rahat ve huzurlu hissettikleri yerlerde olmak için çaba sarf etmelerini söyleyebilirim. Aşka, sevgiye, şükür duygusuna kollarını açtığın zaman oradan içeriye bir tek onlar girer. Senin etrafında da onlar döner. Bu güzelliğe ve sevgiye, dağa taşa ve her şeye olan aşka tutunmak, Yaradan’a olan aşka tutunmak, onu bilmek, gönlünden ve içinden geçenlerin senin için en hayırlısı olacağını düşünmek insanı her zaman daha iyi yapar.”

İlk sinema filmi: Ferdi Eğilmez/ Hababam Sınıfı Askerde

Aşka bakışı: “Aşk, benim için sonsuza kadar olacak bir duygu.”

Hayata bakışı: Hayattan zevk alabileceğini düşündüğü hemen her konuda bilgi ve birikimimi arttırmak için çaba harcıyor. “Farklı deneyimler edinmek ve kendime yatırım yapmak için beni yüreklendiren ve heveslendiren İki önemli şey var; ayakta kalmak ve tadını çıkartmak. Beni mutlu edecek ve var edecek seçimlere zaman ve emek vermem gerektiğini biliyorum. Sürekli aynalara bakan bir insan değilim. Aynaya baktığımda da karşımda bu hayatta daha yapacak çok şeyi olan bir Evrim görüyorum.”

İş hayatına bakışı: Sanatın cesaretle birlikte kişiyi özgürleştirdiğini düşünüyor. “Sanatla beraber, sınırları belli bir dünyanın içinde amaçlarından sapmadan dilediğince özgürleşebilirsin. Bir oyuncu için böyle olduğunu düşünüyorum. Genel anlamda sanat cesaretle beraber özgürlüktür. Oynadığım bütün rollerimi, tüm bilgi birikimim ve deneyimlerimin ışığı altında irdeleyip, gerekli gördüğümde de ön çalışmalarımı tamamladıktan sonra kendimi hazır hisseder ve neticesinde icra ederim. Güzellik tek başına aktörlük hedefine ulaştıramaz;İyi bir anlatıcı, aktarıcı, oyuncu olmak, temelinde daha farklı unsurlar arar.  Güzelliği birçok ayrıntıda fark edebiliriz; gören göz, kapısı açık gönül ister. Şöyle ki; bir metni 5 bin kişinin önünde ya da milyonların önünde canlandırırken, oyuncunun kimliği canlandırdığı karakterin arkasındadır. Ancak isterse 10 kişiye karşı konuşma yapılsın, orada kendi cümlelerinizle düşüncelerinizi ve kendinizi ifade edersiniz. İşte bu durum beni çok heyecanlandırıyor.”

Kariyer planı: “Her rolün kadını değilim. Öyle olsaydı eğer bugüne kadar sayısız projenin içinde yer almış olurdum. Benim anlayışıma göre, oyuncunun kendi kuralları ve çizgileri vardır. Bu doğrultuda neyi, ne nedenle tercih edeceğini, projenin içeriğine, kalitesine ve amacına uygun olarak değerlendirir. Tiyatro ile beraber dizi setinde oynamanın oyuncuları olumsuz etkileyen tarafı zaman sıkıntısıdır. Benim çok sevdiğim tiyatroya bir süre ara vermemin nedeni ise dizi ile eş zamanlı ilerleyen ve dokuz yıldır devam etmekte olan tiyatro eğitmenliğimin neticesinde başka projeler için geriye zaman kalamamasıdır. Zamansızlıktan tiyatro yapamıyorum olsam bile oyunculuk benim işim ve tiyatro benim hayatımda her zaman var olacak.

Unutamadığı tiyatro oyunu: “Konservatuvarda sahnelediğimiz Garcia Lorca’nın ‘Kanlı Düğün’ oyununda ‘Gelin’ karakterini oynamıştım. Ve Shakespeare’in  ‘Macbeth’ oyununun ‘Lady Macbeth’ karakteri beni derinden etkileyen roller ve çalışmalardı.”

Annelik hayatına ne kattı? Anne olunca hayata daha sıkı sarıldı, daha önce hiç tanımadığı türden sevgi ve mutluluk yaşadı. Anne olmanın verdiği sorumluluk ve özverilerle daha olgun, daha sabırlı bir insan oldu. “Oğlum ile birlikte ben de bambaşka bir hayata doğdum. Kimseyi tanımadım ben ondan daha güzel. Dünyanın en büyük, en yüce ve en tarifi mümkün olmayan duygusu. Hayatımın anlamı, yaşam gücüm, ömrüm. Anne olmadan önce ‘çocuğuma asla öyle şeyler yapmam’ deyip de sonra vazgeçtiğim ya da fikir değiştirdiğim durumlar mutlaka olmuştur. Bir konuda fikir sahibi ya da bilgi sahibi olmakla pratikte uygulamak arasında büyük farklar olabiliyor. İçinde bulunduğumuz koşullar o an için en sağlıklı kararı vermeye yönlendiriyor. Bu genel yargılarınızla uyuşmayan bir karar da olabiliyor. Her şeyi kendi ortamında ve koşullarında değerlendirmek gerekir. Anne olmadan önce eleştirdiğim birçok durumu anlamak durumunda kaldığımı itiraf etmeliyim.  Evlilik ve anne olmak planlamanın ötesinde bir durumdu. Kaderinizde yoksa olmaz. Lakin sevgi dolu bir yuva kurmayı her zaman çok istedim.”

Formunu nasıl koruyor? Çalışma koşullarımın müsaade ettiği ölçüde sağlıklı yaşamaya çalışıyor. “Bol bol sebze-meyve yemeye, organik ürünlerle beslenmeye gayret ediyorum. Bağışıklık sistemimi güçlendirmek için vitamin takviyeleri yapıyorum. Spor yapıyorum sporla kendini sevmeye başlarsın. Bedensel ve zihinsel bir disipline girip ter dökmek  ‘Her şeye rağmen ayaktayım, her türlü zorlukla mücadele edebilirim’ mesajını da veriyor beyninize. Sporla çikolata yemeden mutluluk hormonunu salgılatmanız mümkün. Ben de spor yapan Evrim’i ve enerjisini seviyorum.”

Hangi sporlarla ilgileniyor? 2000 yılında savaş sporlarıyla uğraşmaya başladı. O zamandan beri kickboks da dahil savaş sanatlarının pek çok dalıyla ilgileniyor. Çin sistemi kung fu’nun bir dalı olan wing tsun ve Filipin kökenli eskrima yapıyor. “Gençlik yıllarımda yaşam mücadelesi sürecinde hepimizin zaman zaman yaşadığı gibi benim de enerjimin düştüğü ve kendimi yorgun hissettiğim dönemler oldu. İşte o süreçte savaş sanatları ile tanıştım. Bana mücadele etmeyi, mutlak disiplini, sahip olduğumuz enerjimizi korumayı ve güçlendirmeyi öğretti. Haftada altı gün gittiğim zaman da oldu. Ama yoğun iş temposu nedeniyle iki ay hiç gidemediğim zaman da. Antrenmanlar 1-1.5 saat sürüyor. Çok yoğun bir kardiyo olduğu için o kısa sürede 1000-1500 kalori yakıyorsunuz. Ben eşim, ailem, sevdiklerim ve öğrencilerimden birine bir zarar gelirse, kafamı kollarımın arasına koyup saklanıp olaylara gözyaşı dökmektense olaya müdahale etmek isteyeceğim için savaş sanatlarına yöneldim.”

Kaygıları: Kadına uygulanan psikolojik ve fiziksel şiddet kaygılandığı konuların başında yer alıyor. “Öncelikle her kadın kendisini koruyabilecek koşulları yaratmaya çalışmalı, şiddete boyun eğmemelidir. Gerek kişisel gelişimini arttırarak gerekse bu konuda yetkili kişi, kurum ve kuruluşlardan destek alarak kendilerini koruyabilmelerine imkan verecek koşulları yaratmak zorundalar. Hiçbir şey kadınlarımızın bu acısını devam ettirmeye sebep sayılamaz. Tabii hiç kolay bir süreç değil ancak bir yerden başlamak için bu konuda kişisel olarak yapılabilecek şeyler dışında toplum olarak da çok daha fazla bilinçlenmeye ve tedbirler almaya ihtiyacımız var. Sadece kadınlar olarak değil tüm bireyler olarak bu konuda birbirimizi desteklemeli ve katılımcı olmalıyız. Bir sanatçı olarak bu konuda elimden geleni yapıyorum. Dilerim kadınlarımızın hedef olduğu bu zulüm artık son bulur.”

TELEVİZYON DİZİLERİ

2019- Zengin ve Yoksul/ Meral Erdemli

2015/2016- Diriliş Ertuğrul/ Aytolun Hatun

2011/2013- Umutsuz Ev Kadınları/ Zeliş Taşdelen

2009/2010 Hanımın Çiftliği / Gülizar

2008 – Yaban Gülü

2007- Yaralı Yürek / Elif

2006- Yaşanmış Şehir Hikayeleri / Mine

2005 -Kayıt Dışı

2005 -Sevda Tepesi

2005- Ömer Seyfettin Hikayeleri-Çanakkale’den Sonra

2005 -Ömer Seyfettin Hikayeleri-Velinimet-Uçurumun Kenarında

2004- Büyük Buluşma

2004- Paydos

2003- Zerda / Türkan

2003- Estağfurullah Yokuşu

2002- Karaoğlan / Yeter Sultan

2002- Bulut Bey/ Yeşim

2000- Dilber

1999 -Bedel

1998- Beyaz Yalanlar

1997- Kralın Hayatı

1997-  İlişkiler / Tülay

1995- Merkezi Haber Merkezi

1994 -Gülşen Abi

SİNEMA FİLMLERİ   

2005 -Sen Ne Dilersen / Genç Eftimiya

2005 -Maskeli Beşler : İntikam Peşinde / Tekin’in Annesi

2005 – Beyza’nın Kadınları / Maid

2005- Hababam Sınıfı Askerde / Kadın Asker

2004- Paydos (TV Filmi)

1998-  Kaçıklık Diploması

1999 – Seven Eleven (Kısa Film)

TİYATRO OYUNLARI

2010- Macbeth

2009- Kumsal

2004- Gümüşsuyu Papatyalar

1998- Bir İstanbul Masalı Müzikali

1996- Otogargara

1994- Çamaşırhane

1994- Kanlı Düğün

YÖNETTİĞİ TİYATRO OYUNLARI

2008- Keşanlı Ali Destanı /Haldun Taner / Müjdat Gezen Tiyatrosu

2008- 10 Kasım Anma Töreni Söz Korosu / Müjdat Gezen Tiyatrosu

Özel içerikler youtube kanalımızda

Abone olun

İlgili Haberler