SON DAKİKA
4 Şubat 2023 18:09

SON HABERLER

Yargı’da Ceylin’in özgüveni, Ilgaz’ın şefkatiyle Türk dizilerindeki aşk kavramı yeniden tanımlanıyor!

TelevizyonGazetesi.com / Detay – Türkiye’yi kasıp kavuran Yargı dizisi, cinayetler zincirinin ön plana çıktığı senaryosunda izleyiciyle çok etkileyici bir aşk hikayesi de anlatıyor. Dizinin baş karakterleri Ilgaz ve Ceylin’in arasındaki aşk izleyicileri ciddi anlamda etkisi altına almış durumda. Bir izleciye göre Ilgaz ve Ceylin’in arasında yaşananlar Türk dizilerindeki aşk kavramına yepyeni bir boyut getirdi.

Tüm Türkiye şu an Yargı dizisinde Pınar Deniz’in canlandırdığı Ceylin ile Kaan Urgancıoğlu’nun hayat verdiği Ilgaz’ın arasındaki aşkın etkisi altında. Ceylin’in özgüveni Ilgaz’ın şefkati özellikle kadın izleyicileri büyüledi.

Özellikle son bölümün son sahnesindeki yakınlaşmayla Ilgaz’la Ceylin’in aşkı yeni bir boyuta taşındı. Aslında bu aşk, diğer dizilerde gördüklerimizden çok farklı. Özellikle de baskın ve güçlü kadın karakter Ceylin sayesinde. Dizinin sıkı izleyicilerinden biri sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Ceylin ve Ilgaz aşkında çok ilginç bir noktaya değindi ve yorumda bulundu. İşte izleyicinin yorumu:

“Yıllarca tacizin, tecavüzün aşk gibi gösterildiği, öpüşmenin sevişmenin hep erkek tarafından başlatıldığı diziler izledi bu toplum. Şimdi Ilgaz ve Ceylin’in ilişkisi ilmek ilmek örülüp aşk kavramı yeniden tanımlanıyor.

Ilgaz, Ceylin’in sınırlarına her zaman her konuda saygı duyuyor. Öpmek istediğinde niyetini belli edip gerisini Ceylin’in inisiyatifine bırakıyor, Ceylin “şu an konuşmak istemiyorum” dediğinde gitmesine izin veriyor, yanında durup destek olmaya çalışıyor ama hiçbir konuda Ceylin’e ne yapacağını dikte edip yönetmiyor.

Ceylin de acılarını ilk önce kendi sırtlanıyor, içinde hallediyor, elinden geleni yapıyor, sonra Ilgaz’ın desteğinden güç alıyor. Ilgaz’a sığınmıyor, yanında yürüyor. Fiziksel yakınlaşmaları başlatmasını erkekten beklemiyor, ne istediğini biliyor ve almaktan çekinmiyor.

Evet bu haz açısından izlemesi çok zevkli bir sahne. Ama aynı zamanda sevişmeyi kadının başlattığı, istek duyduğu, zevk aldığı bir sahne. 21. yüzyılda hâlâ kadınların libidosu yokmuş, seks yalnız erkeğin zevki içinmiş gibi davranılan ve kadının utanıp sıkılması beklenen bu toplumda bu sahnenin böyle yazılması, sanatın toplumu dönüştürücü gücünün farkında olan ve değerlerinden baskı karşısında vazgeçmeyen bir zekanın ürünüdür. Size sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum @semaergenekonn hocam, sanatın ve toplumun özgürleştiği güzel günlere.

Özel içerikler youtube kanalımızda

Abone olun

İlgili Haberler