SON DAKİKA
16 Ağustos 2022 00:03

SON HABERLER

Fırat Altunmeşe Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi

Fırat Altunmeşe, 16 Mart 1990 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Türk dizi, sinema oyuncusu ve müzisyen.

Adı: Fırat Altunmeşe
Doğum Tarihi: 1 Ocak 1990
Doğum Yeri: İstanbul
Boyu: 1.89 m.
Kilosu:  81 kilo
Burcu: Balık
Göz Rengi: Kahverengi
Saç Rengi: Siyah
Annesi:Müzeyyen Altunmeşe
Babası: İzzet Altunmeşe
Kardeşleri: Ali Murat Altunmeşe, Fatoş Altunmeşe
Instagram: https://www.instagram.com/firataltunmese
Evcil Hayvanları: Köpeği var.

Ailesi: Ünlü Türk Halk Müziği sanatçısı İzzet Altınmeşe’nin oğlu, aslen Diyarbakır’lı. Annesi ev hanımı, bir abisi bir de ablası var.  “Kendimi bildim bileli evde türkü var, babamın bağlaması elinde söz müzik yazarken örneğin. 1996-1997 gibi P. Diddy’nin I’ll be Missing You’sunu dinlediğimi hatırlıyorum.  Babam, ne müzik konusunda ne de okulumu, mesleğimi seçerken hiçbir şeye karışmadı. ‘Baba ben futbola gitmek istiyorum’ dediğimde sorgusuz sualsiz göndermişti beni futbol kursuna örneğin. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde sinema televizyon okurken iki sene üst üste sınıfta kaldıktan sonra da yine ben gidip babama beni okuldan almasını söyledim, o zaman da, ‘Sen bilirsin oğlum’ dedi. Ya hip hop yapacaktım ya da oyuncu olacaktım. O konuda nettim. Kararlarıma saygı duydu ve bunu da hep hissettirdi.”

Çocukluk yılları: Çocukluğundan beri etrafındakileri çok iyi gözlemler ve taklitlerini yapardı. “Çevremdekiler bende böyle bir potansiyel olduğunun farkındaydı hep ama üniversite çağına kadar erteledim. Evde sürekli bir arada olduğumuz için nazım anneme geçiyordu. Sürekli değişik değişik suratlar, kıl kıl hareketler yapardım anneme. Aynada tuhaf hareketler keşfedip gidip annemde deniyordum. Onun üzerinde denedim hareketlerimi, mimiklerimi. ‘Sen delisin’ diyordu, insanın deli olduğunu annesinden öğrenmesi de bir tuhaf. Okulda da biraz yaramaz bir çocuktum. Öğretmenlere saygısızlık etmezdim ama kuralları çok fazla iplemezdim. Disipline verildiğim bile olmuştur. Duvar kırıyorduk, kapı kırıyorduk. Arkadaşlarla kavga ediyorduk, çocukluk işte.”

Eğitim hayatı: İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü’ndeki eğitimini iki sene sonunda bıraktı. Daha sonra Craft Oyunculuk Atölyesinde özel oyunculuk dersleri aldı.

Hayatının dönüm noktası: Bilgi Üniversitesi’ni 2 yıl okuduktan sonra bırakıp oyunculuk yapmaya başlaması hayatının dönüm noktası oldu. “Üniversiteye girdiğim zaman sinema-TV okumak istedim. Oyunculuk ve müzik hayalim hep vardı tabi. Sonra bir ara sınıfta kaldım ve bu duruma üzüldüm. Okuldan çıkıp Craft’ta oyunculuk dersleri almaya başladım. İyi ki sınıfta kalmışım ki o derslere girmişim. Okulu bıraktığım için hiç pişman olmadım. Yaşanılan her şeyin bir nedeni olduğuna inanırım. Dönüp baktığımda tam zamanında okulu bıraktığımı görüyorum ve ‘iyi ki’ diyorum. Çünkü hayatımın o anında yapmak istediğim tek şey oyunculuk ve müzikti. Cesur bir karar verdim. Ailem de hep arkamda durdu. Babam, ne bölümü seçerken ne de okulu bırakırken karıştı. Sadece ‘Bu kararın getirileri götürüleri var. Ama sen bilirsin’ dedi. O yüzden başaramazsam ileride suçlayacak kimsem yok. Ama şu ana kadar çok şükür kararlarımdan hiç pişman olmadım.”

Oyunculuğa ilk adım: Televizyon macerasına, ‘Vicdan’ dizisiyle başladı.

Hangi proje ile parladı? ‘Aslan Ailem’ dizisinde canlandırdığı ‘Umut’ karakteri ile dikkatleri üzerine çekti.

Kişilik özellikleri: Sabırlı ancak zaman zaman fevri olabiliyor. “İnsanlar bugüne dek oyuncu Fırat Altunmeşe’yi tanıdılar, bazıları İzzet Altınmeşe’nin oğlu olarak bildi. Efendi, sabırlı kalmaya çalışan, daha ılımlı. Oysa ki ben özel hayatımda farklı biriyim, çok duygusal ve biraz da fevri. Paylaşmayı severim, insanları bir araya getirmeyi, teşkilatı severim. Sinirlenmediğim zamanlarda pamuk gibi biriyimdir genelde. İnsanlarla iletişimim kuvvetlidir. Fakat bazı durumlarda gözüm anlık olarak kararabiliyor. Tanıyan insanlar, beni o hale getirmemeye özen gösterirler. Kin tutmam, yapılan harekette de art niyet yoksa sinirim bir saat içinde geçer. Biraz sahiplenici ve koruyucu bir tipim. Sevdiklerime, sevgilim olduğunda, ona karşı her zaman korumacı bir tavırda oldum. Ayrıca paylaşmayı seven biriyim.”

Düşünce yapısı: Ünlü bir babanın oğlu olduğunu hayatındaki insanlar hep sonradan öğrendi. Bu duru onun için çok normal çünkü hayatını İzzet Altunmeşe’nin oğlu olarak yaşamayı sevmiyor. “Ne yaparsan yap insanlar sallayacak bir şey buluyor. İzzet Altınmeşe’nin oğlu, torpilli oyuncu.  Ama evde öyle bir durum var ki hiçbir zaman İzzet Altınmeşe’nin oğlu olarak yürümedim. Mesela ilk dizim Vicdan’da sadece yönetmen biliyordu, çalışma arkadaşlarım üçüncü haftada öğrendi. Moda’da yaşıyorum ben, oradaki esnaf bile kızıyor bana, niye daha önce söylemedin diye. Babamın bizi tek uzak tuttuğu şey kameralar oldu. Kendisi de hep uzak duran biri oldu zaten. Ben de kendimi öyle magazin sayfalarında hayal edemiyorum, etmek de istemiyorum zaten. Magazinsel bir ürün de değilim bence.”

Mutluluk kaynağı: Mucize Doktor dizisinde hayran olduğu oyuncu Reha Özcan’la rol almak en büyük mutluluk kaynaklarından biri. “Reha Özcan, Şener Şen’den sonra en sevdiğim oyuncu. Her şekle girebilir, her karaktere bürünebilir. Daha önce Maral’da da çalıştık beraber. Hem çok eğleniyoruz beraber hem de hiç didaktik olmayan bir şekilde muhabbet ettiğimiz esnada farkında olmadan ondan bir şeyler öğreniyorum. Zaten sahnede bile izlemek onu başlı başına bir ders.”

İlk sinema filmi: Ahmet Küçükkayalı/ Bensiz

Hayran olduğu kişi: Hayran olduğu ve ‘mutlaka aynı seti paylaşmalıyız’ dediği oyuncular var; “Türkiye tarihinin gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu Şener Şen’dir. Şener Şen’in oynadığı bir filmde figüran olmaya bile razıyım. Bir de Cem Yılmaz, zekasına hayran olduğum biri, onunla da aynı sette komedi açısından iyi bir enerji yakalayabileceğimize inanıyorum. Hüseyin Avni Danyal ve Gülse Birsel’le de aynı sette olmayı çok isterim.”

Aşka bakışı: “Aşk bence tamamlanmak, hassaslaşmak, duvarlarını yıkmak, maskelerini çıkarmak, en sonunda da ölmektir. Tasavvufla epey ilgiliyim. Dünyaya geliriz ve hepimiz bir olmaya çalışırız, tamamlanmak isteriz. O da genelde karşı cinsle olur. Dünyanın en büyük aşkını yaşasan da bir yerlerde hep eksik kalan noktalar olur. Yani aşk güzel ama kusursuz hiçbir şey yok. Birisinden hoşlandığım zaman ilk adımı atarım ama kasmam. İçimden geldiği gibi davranırım. Beğeniyorsam direkt söylerim. Karşı taraftan da rahat olmasını beklerim.”

Hayata bakışı:  Kalıpları çok fazla ciddiye almıyor. “Her ne kadar dışarıdan öyle gözükmesem de hayatı daha derin yaşarım.”

İş hayatına bakışı: Babası, şöhret karşısında ne yapması gerektiğini öğrenmesi açısından onun için en iyi rol model oldu. “Babam İzzet Altunmeşe bizi hiçbir zaman çok fazla göz önüne çıkarmadı. Fakat ben onun yanında şöhret karşısında ne yapmam gerektiğini öğrendim. Bu yüzden şöhreti hissetsem de babamdan öğrendiklerim sayesinde hiçbir zaman beni fazla etkilemeyeceği için normal hayatıma devam ediyorum. Yani iş hayatında ‘Ünlü’ babadan torpilli değilim. Babamı az çok tanıyan kimsenin aklına böyle bir şey gelmez. Feride Hoca, diziyi çekmeye başladıktan sonra ‘Sen İzzet Ağabey’in oğlu musun?’ diye geldi. Babam hep ‘Sanatın torpili olmaz. Gerekirse on sene beklersin, on sene sonra mutlaka bir kapı açılır’ der.”

Kariyer planı: Komedi yapmayı seviyor. “Çocukluğumdan beri daha rahat çıkarıyorum içimden komedi tarafımı. Kimsenin görmediği detayları görüp, bunlarla eğlenebiliyorum. İnsanları güldürmek ve gülmek hoşuma gidiyor.”

Gelecek Hayali: Çocukluktan itibaren oyunculukla birlikte özenle yeşerttiği bir hayali daha vardı; ‘Hip hop’.  Adını ‘Şimdi Benim Zamanım’ koyduğu bir albümle bu hayalini gerçekleştirdi. Bir diğer büyük hayali ise babası ile ortak bir çalışma yapabilmek. “Dokuz şarkılık bir albüm oldu. Çalışmalar yaklaşık iki buçuk yıl sürdü. Ama 15 yıllık bir hayaldi. Benim en büyük hayallerimden birisi de babamla ortak bir çalışma yapabilmek, ilk albümde yapmak istemedim bunu, çünkü İzzet Altınmeşe’nin oğlu olarak çıkmak istemedim. Fakat albümde ona da bir sürpriz yaparak babamın seslendirdiği, aslı Hint parçası olan, Avare’yi yorumladım. Orijinal parça, 1951 yılına ait bir Hint filminden. Babam da 1989 yılında Türkçesini yapıyor şarkının. Ben de şarkının altyapısını aldım, Da Poet’le birlikte, enstrümanları aldık üzerine hip hop davulları yazdık, babamın da vokalini nakaratta kullandık. Ancak daha sonra şarkının haklarını almakla ilgili sorun yaşadık plak şirketimle ve ne yazık ki parçayı albüme koyamadım. Ama babama dinlettim tabii ki. ’yi  lansmanda söyledim, insanlar çok beğendi. Önemli olan albümün benim içime sinmiş olması. İnsanlar belki iki sene, belki altı sene sonra keşfedecek. Benim Jay Z’nin 1996 yılında yayınladığı albümünü çok daha sonra keşfetmem gibi.  Bu albümü piyasa ne ister diye düşünerek yapmadım, henüz çok duyulmadı ama elbette duyulacak. Babam hep der, ‘Sabır, azim, kanaat,’ diye.”

Neye tahammül edemez? Adaletsizlik onu çileden çıkarır. “Asla kimseye karşı saygıda kusur etmem ama ortada haksızlık varsa, yapılan şey adil değilse sesim her zaman yükselir.”

Hangi tür müzik dinler? Büyük bir Jay Z hayranı. “Onun dışında Kendrick Lamar seviyorum, P. Diddy, Busta Rhymes, Joey Badass. Türklerden ise Ezhel bence bir numara, dünya çapında da ilerleyeceğini düşünüyorum. Gençlerden de Şam ve Baneva diyebilirim. Hem arkadaşım diyebileceğim hem de çok beğendiğim isimler. İyi olan her türlü müziği dinlerim, arabesk, pop, türkü fark etmez”

Kimlere hayranlık duyar? Jamie Foxx hayatında en çok özendiği insanlardan biri. “Will Smith’i de çok severim. Bazı isimleri enerjisi yüzünden seversin, Will Smith benim için öyle. Yönetmenlerden ise en çok Nolan, Tarantino, Scorsese ve tabii ki Tim Burton. Nolan gelene kadar bir numaram Tim Burton’dı. Öyle bir hayal dünyası var ve onu öyle bir yansıtıyor ki, filmlerinden tek bir kare bile gösterse biri hemen anlarsın ona ait olduğunu. Ya atmosferden ya da kostümden.  Oyuncu olarak da Joaquin Phoenix’i Joker’den önce de çok seviyordum. ‘Gladiator’da kötü bir roldeydi, bizim jenerasyon onu sevmeden büyüdü o yüzden. O kadar inandırıcıydı ki. ‘The Master’da da izledikten sonra, ‘Tamam bu adam kırmış kafayı,’ dedim. Heath Ledger’dan sonra Joker’i oynayabilecek en iyi ve tek isimdi bence. Bu arada dönemimizin üstadı olarak gördüğüm oyuncular arasına Engin Günaydın’ı da eklemek istiyorum. Her bir mimiğiyle, saçının teliyle oynayan biri gerçekten.”

Kadında çekicilik kriteri: Kendi gibi olan kadınları çekici buluyor. “Eğer oynadığını fark edersem hemen soğurum. Bu durum normal bir adamı birazcık etkiliyorsa beni kat kat fazla etkileyebiliyor. Ne bileyim yaptığı bir hareket, söylediği tek bir laf her şeyi bitirebilir. Çok materyalist biri bana göre değil. Bunun sonucunun da mutluluk olmadığını çok iyi biliyorum.”

Hangi tür filmleri sever? Her tür filmi izler “Korku da komedi de severim. “Seth Rogen’ın yaptığı her şeyi beğeniyorum. O tayfayı çok seviyorum, James Franco, Jonah Hill… ‘The Office’ dizisinin hayranıyım. Michael Scott gibi bir insan olabilir mi? Steve Carell da gerçekten inanılmaz bir aktör. Bilim kurguyu çok seviyorum, uzun zaman en çok sevdiğim film ‘The Matrix’ti. Tasavvuftan tut Budizm’e, her şey var Matrix’te.  Interstellar da çok önemlidir benim için. Kuantum bana göre tasavvufla aynı şeyi anlatıyor, bunu filmle anlatmak, anlatmaya cesaret edebilmek bile çok zor. Christopher Nolan, ‘Yürü’ dese yürürüm.

Modayı takip ediyor mu? 20 yıl önce trend olan bir montu giyip kendini iyi hissederse eğer onun için trend o olur. “Çocukluğumdan beri çok renkli giyinirdim aslında. Bir arkadaşım bir gün bana bakıp ‘Diyarbakırlı boyama kitabı’ demişti hatta. Eşofman ile salaş takıldığım dönemlerde bile çok renkliydim. Kendini nasıl rahat hissediyorsan o sana yakışır. Moda dediğin 10-15 sene sonra kendini tekrar etmiyor mu zaten. Sahip olduğun sevdiğin bir şey varsa atma sakla, zamanı gelecektir nasıl olsa. Dolabımda en çok Renkli çorap, beyaz tişört ve şapka vardır, kasketlere bayılıyorum.”

Neye para harcar? İnternetten alışveriş yapma konusunda kendisini ‘eski kafalı’ olarak tanımlıyor. “O konuda çok eski kafalıydım ama özellikle Urban Outfitters’dan alışveriş yapmaya başlayınca açıldım. Türkiye’de bulamadığım şeyleri getirtiyorum tabi. Alışverişimi kendim yaparım ama deneme kabinine girmekten üşenirim. Genelde alıp çıkarım, denemekten çok hoşlanmıyorum.

TELEVİZYON DİZİLERİ

2019/2021 – Mucize Doktor / Demir

2017/2018 – Aslan Ailem / Umut Aslan

2016/2017- Cesur ve Güzel/ Kemal

2016 – Kehribar / Kemal Bozoğlu

2015- Maral: En Güzel Hikayem/ Oytun Feyman

2014/2015 – Kaçak Gelinler / Can Öner

2013/2014 – Vicdan / Emre

SİNEMA FİLMLERİ

2020- Son Parti

2017 – Sofra Sırları / Ramo

2016 – Hesapta Aşk

2013 – Bensiz

Özel içerikler youtube kanalımızda

Abone olun

İlgili Haberler