SON DAKİKA
2 Temmuz 2022 12:50

SON HABERLER

Kalp Yarası dizisinden sonra Şenay Gürler, çok arzu ettiği role sonunda kavuştu!

Ünlü oyuncu Şenay Gürler, 1966 yılında İzmir’de dünyaya geldi ve bugüne kadar yer aldığı projelerle de güçlü bir oyunculuk ortaya koydu… En son Kalp Yarası isimli atv dizisinde Azade karakteri ile yer alan oyuncu, yine etkileyici oyunculuğu ile herkesi kendisine hayran bıraktı.

Şubat ayında 32. bölümüyle birlikte final yapan bu dizinin ardından ise tiyatro oyunu ile dikkatleri çeken Şenay Gürler, çok arzu ettiği, güçlü bir kadın karakteri ile sahnede yer aldığı için memnun.

“Medea’ya Göre Ahlak” adlı yeni oyununda Medea’yı canlandıran Şenay Gürler, bu karakteri neden canlandırmayı çok istediğini şöyle anlattı: “Benim için her şeyden önce çok güçlü bir kadın karakter. Ataerkil düzeni tehdit eden bir kadın.”

Oyunda Medea karakteri toplum tarafından dışlanan ve ötekileştirilen birisi konumunda. Bu tür rolleri canlandırmayı çok seven Şenay Gürler, “Çünkü o ötekileştirilmenin nasıl bir şey olduğunu bire bir yaşadım. Dul kadın olarak o mahalle kültürünün içerisinde nasıl ötekileştirildiğimi, nasıl bir kenara itildiğimi…” diyerek kendisinin de benzer şeyler yaşadığını anlattı.

Milliyet Sanat’a konuşan ünlü oyuncu, oyundan yola çıkarak kadın ve ahlak meselesi üzerine de düşüncelerini aktardı.

Şenay Gürler ahlakın, toplumun belirlediği kurallara ve cinsel kimliklere göre belirlenmiş bir sistem, bir kurallar bütünü olduğunu söyledi.

Oyuncu, “Ama o sistemin dışında insanın duyguları, vicdanı, cinsel kimliğinin ötesinde insan olarak ne olduğu konuşulmuyor. Ahlak özellikle günümüze baktığımızda kadınların peşinde. Çünkü biz ahlakı kadın bedeni üzerinden konuşuyoruz” dedi.

Şenay Gürler için ise ahlak insanın vicdanıyla ilgili bir şey. Hayattaki duruşu ve vicdanı oyuncuya göre bir insanın ahlak anlayışını gösteriyor.

Çok genç yaşta evlendiğini ve boşandıktan sonra ayrı kaldığı kızını, okullarda arayarak bulmak zorunda kaldığını söyleyen Şenay Gürler, bunların hayatını nasıl etkilediğini de şu sözlerle aktardı:

“Evet bunlar yaşandı ve bunlar beni ben yaptı. Hani ahlanmayı vahlanmayı seviyoruz ya biz, hiç öyle bir yerden bakmıyorum ama önemli olduğunu düşünüyorum. Her geçen gün daha zorlaşıyor hayat. Ama kadınlar isterse her şeyi yapar. Kadının gücüne inanıyorum ben. Kadın değiştirmeye, dönüştürmeye çok yatkın çünkü.”

Boşanmış bir kadın olarak mahalle kültürünün içerisinde ötekileştirildiğini söyleyen Gürler, şu sözleriyle de büyük dikkat çekti:

“Çünkü sen bu rolü oynayacaktın, oynamadın, bu rolü oynamadığına göre cezalısın aslında. Senin ablan, teyzen olarak gördüğün, ellerinde büyüdüğün kadınlar böyle görüyor, erkeklerse tam bir kurban, av olarak görebiliyorlar. Ötekileştirilmenin dorukta olduğu bir dönemde yaşıyoruz.”

Özel içerikler youtube kanalımızda

Abone olun

İlgili Haberler