SON DAKİKA
31 Ocak 2023 20:04

SON HABERLER

Aytaç Şaşmaz Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi

Aytaç Şaşmaz, 4 Ağustos 1988 tarihinde Manisa’da doğmuştur. Türk dizi ve  sinema oyuncusu.

Adı: Aytaç Şaşmaz
Doğum Tarihi: 4 Ağustos 1998
Doğum Yeri: Manisa
Boyu: 1.80 m.
Kilosu:  77 kilo
Burcu: Yay
Göz Rengi: Kahverengi
Annesi: İlknur Şaşmaz
Babası: Yaşar Şaşmaz
Kardeşleri: Bir abisi, bir erkek kardeşi var.
Instagram: https://www.instagram.com/aytacsasmaz/
Evcil Hayvanları: Kedisi var.

Ailesi:  Annesi ev hanımı, babası ayakkabıcı. Bir abisi bir de kız kardeşi var. Abisi de kendisi gibi oyuncu olan İsmail Ege Şaşmaz. “Abimle çok güzel bir ilişkimiz var. Yönlendirmekten çok paylaşıyoruz, birbirimize öğrendiklerimizi anlatıyoruz. Onun eksiğini ben, benim eksiğimi o kapatıyor. İkimiz için de her şey çok güzel gidiyor. Çabalıyoruz, yerimizde durmamaya çalışıyoruz, hayaller kuruyoruz, beraber bu yolda yürüyoruz.       Diğer kardeşim henüz çok küçük. Kız olursa adını abim erkek olursa ben koyacaktım, ben koydum. Onu ilk kucağıma aldığımda garipsemiştim, baba gibi hissediyorsunuz, bir sorumluluk yükleniyor omuzlarınıza. Bir can o, sizden bir parça. Artık onun için çalışıyorsunuz gibi geliyor, büyüteceksiniz, öğreteceksiniz, göstereceksiniz. Tabii o da bizi büyütüyor.”

Çocukluk yılları: Aslında küçük yaşlarda müziğe karşı ilgisi vardı ve şarkıcı olmak istiyordu. Hatta bununla ilgili ders bile aldı. “Profesyonel değilim ama şarkı söylemeyi de severim. Her tarzı seviyorum ama piyano, keman altyapılı daha soft müzikler hoşuma gidiyor. Lisede tiyatroyla tanışınca oyuncu olmak istediğime karar verdim. Ve bu yönde adım atmaya başladım. İlk zamanlar tabii ki tereddütlerim oldu çünkü ağabeyimin yaşadığı zorluklara birebir şahit olmuştum. Ancak bu beni olumsuz yönde etkilemekten çok ders niteliğinde oldu.”

Eğitim hayatı: Bir röportajında, konservatuvarı kazandığını ancak okuyamadığını dile getirdi ancak oyunculuk eğitimi aldı.  “Özel okullar ve konservatuvarlar yüzde 100 burs almadığın sürece pahalı okullar. Hele ki İstanbul’a tek başına gelmişsen. Bütçem yetmedi.”.

Oyuncu olmaya nasıl karar verdi?  Manisa’da liseyi okurken öğretmeninin teşvikiyle tiyatroya başladı. Sonra şehir tiyatrosuna geçti. “Kalıp kadrolu olmamı istediler ama risk alıp İstanbul’a geldim. Hayat da bana şans sundu. Sahneye çıktığımda kafamda kurduğum bütün gelecek değişti. O yüzden oyuncu olmaya karar verdim. Oyunculuğun içinde her şeyin olduğunu fark ettim. Özgür bir alan, ne isterseniz, neyi seçerseniz o olabiliyorsunuz.”

Oyunculuğa ilk adım: Televizyon macerasına, ‘Söz’ dizisinde canlandırdığı ‘Feyzullah Altıparmak’ karakteriyle başladı.

Hangi proje ile parladı? ‘Hekimoğlu’ dizisinde canlandırdığı ‘Emre Acar’ karakteri ile dikkatleri üzerine çekti.

Kişilik özellikleri: Doğal, sempatik ve düz. “Kapalı kutu değilim. Olduğum kadarım. Açığım ve samimiyetten yanayım. Samimiyetsiz birini gözünden anlarım, onunla enerjim tutmaz ve muhatap olmam.”

Kişisel gelişim: En kısa zamanda eğitim amaçlı Los Angelas’ a gitmek istiyor.

Düşünce yapısı: Oyunculuğun öğretici olduğunu düşünüyor. “Bu yola tiyatroyla başladım. Bana göre tiyatro insanı insana insanca anlatma sanatıdır. Kim olduğunuz, nerden geldiğiniz ve neler yapabileceğiniz hakkında cevaplar bulabileceğiniz bir sanattır. İlk sahneye çıktığım günü asla unutamam. Yeniden yaşamaya başlamış gibiydim. Elindeki bütün hünerleri sunabilmek kadar güzel bir şey yok bu dünyada, hem de birçok insana aynı anda. İşte, bu yüzden oyunculuk! Sonu olmayan bir yol, öğrenmenin bitmediği bir okul gibi. Aslında şansa çok inanırım. İnsanların birbirleriyle karşılaşmalarının bir sebebi olduğunu düşünüyorum çünkü herkes birbirine bir şey öğretiyor.”

Mutluluk kaynağı:  Şansını değerlendiren şanslı bir insan olduğunu düşünüyor ve bundan mutluluk duyuyor. “Hayat bana hep iyi kapılar açtı. Güzel insanlarla karşılaştım, onlar da beni daha güzel insanlarla karşılaştırdı. Sayelerinde bir şeyler öğrenip doğru yolda ilerlemeyi becerebildim. Timuçin Esen, Okan Yalabık gibi çok deneyimli oyuncularla çalışıyorum çok şükür. Hepsi birbirinden değerli aktör ve aktrisler. Onları gözlemleyip öğrenebildiğim ne varsa öğrenmeye çalışıyorum. Çok nezih bir set ortamımız var, çok cana yakın insanlar ve neyi merak edebiliyorsan danışabildiğin samimiyette oyuncular. Bunun için çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Sahne öncesi ve sonrası yaptığımız istişareler bana çok şey katıyor.”

İlk sinema filmi: Yağız Alp Akaydın / Kötü Çocuk

Hayran olduğu kişi: Haluk Bilginer’e hayranlık duyuyor. “Haluk Bilginer’le bir sahnede oynarken fotoğrafım olsun isterdim.”

Aşka bakışı: “Eskiden yaşadığım şeyleri aşk zannediyormuşum. Son ilişkimle aşkı yeni tanıdım. Aşk kişiye göre değişen, açıklanması zor bir duygu. Ben kıskancım aslında ama bu durum İstanbul’a geldikten sonra değişmeye başladı. Kafam açıldı. Şimdi dozunda kıskancım diyelim. İlişkide doğru iletişim çok önemli, karşı tarafın yaptığı bir şey diğerinin hoşuna gitmiyorsa onu yapmamalı, ya da tam tersi. İlişkide her şey karşılıklı. Herkes birbirinin açığını kapatacak, karşısındakine bir şey öğretecek. Birbirlerine kattıkları ne kadar çok olursa o kadar var olacaklardır çünkü. En azından ben böyle yaşamaya, öğrenmeye çalışıyorum. Birbirini tanımak için zaman lazım, bütün açıklarınızı ortaya sermek lazım ki temiz kalabilesiniz. Konuşmaktan korkmamak, kaçmamak, fikirleri açık açık söylemek lazım.”

Hayata bakışı: Yokluk yaşamayan insanın varlığın değerini bilmeyeceğini düşünüyor. “Bir şeyleri elde ettikçe kazandığının tadını daha çok alıyorsun. İnsanların çok para kazanmak gibi bir dertleri var. Benim derdimse sevdiğim işi başarılı bir şekilde yapmak. Kendi yaşıtlarımı hiç anlayamadım. Yeni nesil hayal kurmayı bilmiyor. Hayal kursa da adım atmıyor. Adım atmayan insanlar hayatta bir yere gelemezler. Şöhretle birlikte insanların gerçek yüzünü görmeye başlıyorsun. İnsanlar sana ünlü olduktan sonra değer vermeye başlıyor. Bu yüzden bu yeni ilgiyi önemsemiyorum. Eski Aytaç neyse şimdiki Aytaç da o.”

İş hayatına bakışı: Oyunculuk sektöründe yakışıklılığın getirileri olsada onun için yakışıklılık arka planda. “Yakışıklı olmaya çalışmak ve öyle var olmak da zaten bana samimiyetsiz geliyor. Mesleki profesyonellikte çoğu şeyi ‘Söz’ dizisinde canlandırdığım ‘Çaylak’ karakterinde öğrendim. Bunlardan en büyükleri ise disiplin, azim ve yaptığım şey ne olursa olsun olumsuz ve olumlu yönlerinde yılmadan devam etmek. Pes etmemek zaten vazgeçilmezimdi. İşimizin en zor taraflarından bir tanesi tabiiki de düzensiz çalışma saatleri. Fakat, işin sana kattıkları bu gibi şeylerin açığını kapatıyor.

Kariyer planı: Hayallerinin ve hedeflerinin aldığı yolu şekillendirdiğine inanıyor. “Bu yolda ne kadar istersen, ne kadar çalışırsan ve kendine güvenirsen o kadar yolundaki engelleri geçip yoluna devam edersin. Ve bir hedefi olmalı insanın, o hedefe yoğunlaşmalı, o yola kendini adayıp ona yürümeli. En ufak engelde vazgeçmemeli. Ne kadar düşerse o kadar güçlenmeli insan. En önemlisi de mutlu olmalı. Mutsuzluk isteksizlik getirir, isteksizlikle başarıyı engeller. Şimdilerde çok güzel bir işteyim. Evet, her şey şahane bir şekilde devam ediyor. Fakat bunun böyle devam etmesi için daha çok çalışıp ve eğitimler alıp kendimin üstüne koymak istiyorum. Bu tek oyunculuk eğitimi değil müzik dalında ya da birkaç dövüş sanatında da eğitimler almak gibi bir isteğim var. Sinema ise bambaşka benim için. Kendinizi daha çok içinde hissettiğiniz ve bulduğunuz bir dünya. Yaşayan ve yaşattıran bir tadı var benim için sinemanın. Beyazperdede bir süper kahramanı canlandırmak gibi bir hayalim var.”

Gelecek Hayali: Bu dünyaya imza atmadan ölmek istemiyor. “Yaptığım işler ya da söylediğim sözlerle insanlara bir şeyler katmak isterim. Bu yola gelmeden tek tesellim hedeflerimdi. Gözümü kapadım ve bir şey için çabalayarak hedefime yürüdüm. Kısa vadede idealim yarınımı güzel planlayıp yoğun bir şekilde yarınlarıma hazırlanmak. Tabii ki öncelikli hedefim sağlık, mutluluk, huzur, sonra bol bol iş. Ben çalışmayı çok seviyorum. Umarım doğru işler karşıma çıkar ve bu güzel yol devam eder. Ayrıca aklımda birkaç proje de var. Kendi filmimi yazıp yönetmek istiyorum. Umarım bunu en kısa zamanda hayata geçirebilirim. İlk olarak çocukluk hayalim olan Superman’i canlandırmak isterdim, ayrıca Baby Driver filmindeki Baby karakterini canlandırmak da çok isterdim. Umarım bir gün olur.

Kaygıları: “Bence dünyanın en büyük sorunu; Ağzı olan konuşuyor. Sevgisizlik, güvensizlik ve ego da büyük sorun.”

Hobileri: Çok iyi at biniyor. Gitar çalıyor. “Tabii bunlar sadece birkaçı, daha öğrenilecek çok şey var. Projeye göre bütün bildiklerimi kullanmaya can atarım her zaman.”

Doğa ile ilişkisi: Mutluluğun resmini çizse içerisinde, sakin ve huzurlu bir dağ evi ile sevdikleri olurdu.

Formunu nasıl koruyor? Uzun yıllardır düzenli olarak spor yapıyor. “Vücut geliştirme ve koşu başta olmak üzere aslında bütün sporları yapmaya çalışıyorum. Lise zamanlarımda da bütün aktivitelere katılmak isterdim. Ama kaslarımı geliştirmek için değil, tamamen kendi sağlığım için, iyi hissetmek için yapıyorum sporu. Nasıl bir rutininiz olduğu metabolizmaya, vücudunuza bağlı. Ben vücudumu olduğu haliyle seviyorum. Yediklerime dikkat ediyorum ama arada kaçamak yaptığım oluyor.”

Evde ne yapar?  Evcimen bir insan, müdavimi olduğu tek yer evi. “Sevdiğim insanlarla evimde dinlenebiliyorum. Tek başımayken de sakin bir müzik açıp oturup kafa dinlemeyi çok seviyorum.  Boş vakitlerimde bir günüm çoğunlukla film, dizi izlemekle ve spor yapmakla geçiyor. Tabii ki mutfakta zaman geçirmeyi de severim.”

Hangi filmden etkilendi? Son zamanlarda en çok etkilendiği filmler; ‘Soysuzlar Çetesi’,’ Vizontele’, ‘Organize İşler’, ve tüm Superman filmleri.

Takip ettiği diziler: ‘Stranger Things’, ‘Peaky Blinders’ ve ‘Arrow’.

Herkese önerdiği kitap: Paul Auster / Yükseklik Korkusu.

En çok seyahat etmek istediği şehir / ülke: Sicilya.

En sevdiği şehir / ülke: “Tüm samimiyetimle söylüyorum, Türkiye.”

TELEVİZYON DİZİLERİ

2019/2020- Hekimoğlu / Emre Acar

2017/2019-Söz / Feyzullah Altıparmak

SİNEMA FİLMLERİ

2017-Kötü Çocuk / Ömer

2020-Aşk Tesadüfleri Sever 2 / Der Junge Niko

 

Özel içerikler youtube kanalımızda

Abone olun

İlgili Haberler