SON DAKİKA
3 Ekim 2022 10:40

SON HABERLER

Melis Minkari Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi

Melis Minkari, 20 Ağustos 1998 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Türk dizi ve sinema oyuncusu.

Adı: Melis Minkari
Doğum Tarihi: 20 Ağustos 1998
Doğum Yeri: İstanbul
Boyu: 1.60 m.
Kilosu: 50 kilo
Burcu: Aslan
Göz Rengi: Kahverengi
Kardeşleri: Ablası var
Instagram: https://www.instagram.com/melisminkari

Ailesi:  İstanbul’da doğdu büyüdü. Ablası var.

Çocukluk yılları:  Çocukluğunun çok güzel geçtiğini söylüyor. “ İyi ki dediğim bir çocukluk geçirdim. Şehirden uzak, 8 kişilik bir arkadaş grubumun olduğu yemyeşil bir sitede büyüdüm. Bize ‘çete’ diyorlardı çünkü tam bir baş belasıydık. Bize kızdıkları da oldu evet ama sınırı aşmadığımız sürece hiç karışılmadı. Çok özgür kaldık, böylece çok ürettik. Bisikletle atlamak için tahtadan küçük rampalar yaptık, parktaki oyuncaklarla kendi kendimize oyunlar türettik, herkes zamanla enstrüman çalmayı öğrendi müzik yaptık… Ve bunlar olurken daha çok küçüktük. Yani temelimiz böyle atıldı. Sanata ilgim, düşkünlüğüm buradan geliyor bence. Tek farkı şu an ürettiğim şeyin bir derdi oluyor ve daha farkında üretiyorum… İlk olarak 10. sınıfta bir kursa yazıldım. Sonra hala beraber çalıştığım Gaye Sökmen Ajans ile anlaştık ve aldığım eğitimlerle de yola devam ettim. Gün geçtikçe daha çok sevmeye başladım ve bir baktım, oyunculuk dışında hiçbir mesleği yaparken düşünemiyorum kendimi.”

Eğitim hayatı: Özel Şişli Terakki Lisesi’nden mezun oldu. Daha sonra özel ajanslarda oyunculuk eğitimi aldı. Dialog Anlatım İletişim’de Profesyonel Oyunculuk kursunu tamamladı. Bilgi Üniversitesi Sinema Bölümü’ndeki eğitimine devam ediyor. Aynı zamanda ileri düzeyde İngilizce biliyor. 2016 yılının Şubat ayında başladığı Craft Oyunculuk Atölyesinde oyunculuk eğitimi almaya devam ediyor. Müzikle arası da oldukça iyi. “Gitar ve piyano çalmaktan çok keyif alıyorum. Bunun dışında Bilgi Üniversitesi’nde Sinema okuyorum. Sinemanın kamera arkasına ve fotoğrafçılığa merak duyan tarafımı da burada besliyorum. Oyunculuk, üretme sürecinde daha keyif aldığım ve beni iyileştirdiğini düşündüğüm bir alan olduğu için, aldığım eğitimler hep onun üstüne oldu. Şimdi ise çok şükür mesleğim.”

Hayatının dönüm noktası: Her şey, aşığı olduğu, çocukluğunun favori filmi Harry Potter’ı izlerken başladı. “Filmi ben oynuyormuşum gibi izliyordum. Fikir ilk böyle aklıma yerleşti herhalde sonra da hep orada kaldı. Liseye geçtiğimde eğitimler almaya, kurslara gitmeye başladım. Yeri geldiğinde sabahlara kadar kalıp çalışmamıza rağmen o kurslarda hiç sıkılmadım, yorulmadım aksine hep canlı hissediyordum. Bu işi çok seviyorum. Sevdiğim işi yaparken mutluyum ve bu iş beni büyütüyor. Bunları fark ettim. Bu karar tabi bir anda olmadı, sürecin içinde kendimi bu kararı sıkı sıkı tutarken buldum. Kardeşlerim ilk projem. Karakterin gelişini çok hatırlamıyorum. Çünkü sürekli bir yerlere audition gönderiyordum o süreçte. Artık ne gönderdiğimi unutmuş vaziyetteydim. Bir gün menajerim aradı ve projeye kabul edildiğimi söyledi. Ardından kendimi bir anda sette buldum. Canlandırdığım ‘Aybike’ karakterini çok sevdim. Çünkü çerçevesi çok geniş bir karakter. İlk işimde ihtiyacım olan şey buydu. Alanı çok geniş bir karakter. Çok özgür olabileceğim bir alan. Yönetmenimiz de çok rahat bırakıyor. Oyuncu olarak hem kendimi keşfettim hem kamera karşısında oyunculuğu keşfetmek için harika bir fırsat yakaladım.”

Oyunculuğa ilk adım: Televizyon macerasına 2021 yılında, ‘Kardeşlerim’ dizisinde canlandırdığı ‘Aybike’ karakteriyle başladı ve ilk rölüyle geniş bir kitle tarafından tanındı.

Kişilik özellikleri: Haksızlığa tahammül edemeyen bir kişiliğe sahip. “Eğer birisiyle bir sorunum varsa bunu bir şekilde karşı tarafla konuşmak isterim içimde tutamam. Bu bence hayatı çok kolaylaştırıyor; en azından sorun büyümeden konuşulup hallediliyor.”

Sosyal:  Set dışındaki zamanını genelde okulunda geçiriyor. “Biraz garip ama okul, enerji depoladığım ve huzurlu olduğum bir yer. Sosyal hayatım açısından da çok güzel oluyor. Arkadaşlarımı en azından orada görüp arayı kapatabiliyoruz. Okul dışında şan dersi alıyorum ve izleyebildiğim kadar çok film izlemeye çalışıyorum.”

Düşünce yapısı: Başarısız olma olgusunu kabul etmiyor. “Başarısız olmak gibi bir durum olamaz bence. Başarılı olana dek başarısız olduğunu bilemezsin. Başarısızlık denilen şey de o yolun bir parçasıdır. Mücadele sürekli devam eder. Güzellik algısı üzerine ise çok düşünmüyorum. Bir şey gözüme ya güzel gözüküyor ya da gözükmüyor. Kusur seviyorum diyebilirim; daha oynanmamış, kendi haline bırakılmış şeyleri yani… Detaylara bakmayı seviyorum. Renklere, dokulara… Ama bunlara bir anlayış olarak tutunmuyorum. Bu konuda esneğim.”

Mutluluk kaynağı: İlk projesi olan Kardeşlerim’de pek çok deneyimli oyuncu ile birlikte rol almak en büyük mutluluk kaynaklarından biri. “Celil Nalçakan ve Fadik Sevin Atasoy, Cüneyt Mete gibi birbirinden değerli isimlerin yer aldığı böylesi bir projede yer almak çok değerli. Hepsi birbirinden kıymetli benim için. Sadece izleseniz bile çok şey öğrendiğiniz bu insanlarla bir de aynı sahnede oynadığınızı düşünün… Hepsine gerçekten derinden saygı duyuyorum ve çok çok çok seviyorum. İyi ki onlar… Hepsiyle oynamak çok keyifli. Ama en çok Cüneyt Mete ile oynarken keyif alıyorum. Çünkü ben hayatımda bu kadar eğlenceli birini görmedim. Çok nokta atışı cevapları var. Çok güldürüyor. Fadik Sevin Atasoy da öyle.”

Hayata bakışı: Hayatta, ‘keşfetme’nin gücüne inanıyor. “Kendimi bulduğumu hala söyleyemem. Ama olay da zaten o yolda olmak. Soruları sorabilmek, daha doğru soruyu bulmaya çalışmak. Hala önüm sisli, bulutlu. Ama şu konuda eminim, soru sormaya devam ettikçe o sis perdesi kalkıyor. İnsan kendini tanımadan başka bir karakteri de tanıyamaz. Bu yüzden kilit nokta sürekli keşfetmek. Sora sora iyileşiyorsun. Melis olarak hayatta söyleyemediğim cümleleri Aybike olarak söylüyorum. O cümleyi söylemek için sabırsızlandığım anlar oluyor. O cümleyi söyledikten sonra da öyle bir rahatlama geliyor ki… İşte bu oyunculukla kendini iyileştirdiğin bir nokta mesela.”

İş hayatına bakışı: Kendini bildi bileli oyuncu olmak istediğini söylüyor. Hobi olarak müzikle uğraşıyor. “Benim için hep oyunculuk vardı. Kendimi bildim bileli oyuncu olmak istiyorum. Sinema okuyorum, fotoğraflar çekiyorum. Kamera arkası, önü, müzik, piyano, gitar hepsi bir şekilde hayatımdaydı zaten. Ama meslek olarak hep oyunculuğu istedim. Kendimi Harry Potter izlerken hatırlıyorum. O dünyaya bayılıyordum. Herhalde oradan başladı bu istek. Sonrasında zaten eğitimler almaya başladım. Craft Oyunculuk Atölyesine teşekkür ediyorum. Çünkü sadece oyunculuk adına değil Melis olmam konusunda da bir dönüm noktası oldu. Kabuklarımı kırdım, kendini bil cümlesini öğrendim, oyunculuğun iyileştirici taraflarını öğrendim. Başlarda sette adaptasyon sıkıntısı yaşıyordum. Ama o da uzun sürmedi. Kamera karşısında oyunculuk bambaşka bir deneyim. O yüzden başlarda yaşadım bu sıkıntıyı da. Çünkü oyununu oynarken bir yandan da teknik ekiple koordineli gitmen gerekiyor. Ama ekip o kadar tatlı ki yaşadığım süreç bana hiç zorlu gelmedi. Herkes gülüyor, motive ediyor.

Kariyer planı: Zor ve kötü bir karakteri canlandırmak istiyor. “Kardeşlerim’in kötü karakteri ‘Tolga’ nın bir sahnesinden sonra bana inanılmaz pislik bir karakter gelse acaba ne olur diye düşünüyorum. Ama spesifik bir karakter örneği veremem. Şu an bir keşif sürecinde olduğum için daha güvenli olduğum alanlarda mı kalsam diye de düşünüyorum diğer yandan. ‘Altından kalkabilir miyim?’ sorusu oluşuyor kafamda. Ama çok çalışır ve altından kalkacağıma da inanırım. Ama dediğim gibi dipsiz bir kuyu. Önümü görebildiğim bir alan değil.”

Gelecek Hayali:  Mesleğinde gelmek istediği top nokta yok çünkü bundan 2 sene önce istediği şeyi şu an istemediğini belirtiyor. “Hayatım boyunca dövme yaptırmak istedim. Şunu mu yaptırsam bunu mu yaptırsam diye düşünüyordum. Allahtan hiçbirini yaptırmamışım. Yaptırsam şu an nefret ederdim büyük ihtimalle. Benim için şu an asıl amaç daha huzurlu olmak. Geçen gün üzüldüğüm bir an oldu. Ama bir baktım kendime ‘Şu an huzurluyum ya’ dedim. Artık her şey daha sağlıklı ilerliyor hayatımda ve iç yolculuğumda. Daha bilinçli, daha farkında ve daha yolunda. Benim top noktam huzurlu olmaya devam etmek. Beni çok heyecanlandıran bir proje vardı. Bir arkadaşımla beraber şarkı yazdık, besteledik. Hem kayda girmek için hem de klip çekimleri için konuşmaya başlamıştık ancak koşullar gereği askıya aldık. Bakalım… Heyecanla gerçekleşeceği vakti bekliyorum.”

Kimlere hayranlık duyar: Masumlar Apartmanı’nı dizisinde rol alan  oyuncular Merve Dizdar ve Ezgi Mola’yı beğenerek takip ediyor.  “Tempolu çalışmaktan dolayı çok dizi film izleyemiyorum. Gerçekten her sahneyi ağzım açık izliyordum. Dizide sanatından ışığına yönetmenlikten oyunculuğuna kadar harika bir başarı hikâyesi var.”

Müziğe ilgisi nasıl başladı? Müzikle hobi olarak ilgilenmeye başladı. “Müzik aslında hiç profesyonel olarak yaptığım bir şey olmadı. 9 yaşımda bateri çalmayı öğrendim. Gitarı da daha çocukken kendime öğrettim, ne zamandan beri çaldığımı hatırlamıyorum. Piyanoyu da şu an internet üstünden öğreniyorum. Herhangi bir nota bilgim yok ama başta gitar olmak üzere bu enstrümanlarla haşır neşirim diyebilirim. Bazen de şarkı yazıp besteliyorum… Dinlemesi de çalması da meditasyon gibi, bana çok iyi geliyor…”

Güzellik rutini: Günlük hayatta çok makyaj yapan biri değil. Doğal olmayı tercih ediyor. “Eğer sıradan bir gün ise ve gideceğim önemli bir yer yok ise çoğunlukla makyaj yapmam. Zaten sette her gün yapıldığı için yapmam gerekmeyen zamanların tadını çıkartmaya çalışıyorum. Hem cildim dinleniyor hem de korumam gereken bir makyajım olmamasının fiziki özgürlüğünü yaşıyorum. Eğer makyaj yaparsam da rimel, kapatıcı, nude bir ruj ile azıcık pudra kullanıyorum. Çantamda taşıdığım olmazsa olmaz ürünlerim, dudak nemlendiricim, parfümüm ve şarj aletim olmadan hayatta evden çıkmam. Kozmetik alırken hayvanlar üzerinde deney yapılmamış ve organik ürünler tercih ediyorum. Bir de tabii ki cildime uygun olduğuna emin olduğum ürünler alıyorum. O yüzden çok ürün değiştirmeyi sevmiyorum, özellikle yüz kremiyse. Alışık olmadığım bir şey sürdüğüm anda cildim bozuluyor çünkü. Makyajda hile deyince benim aklıma ilk gelen şey, gölgeler oluyor. Bence çok kritik bir konu. Yüz tipime uygun kontür yapıyorum; bu sayılıyorsa bunu hile sayabilirim. Yoğun iş temposundan yorgun düştüğünde cildimi toparlamak için ilk aldığım önlem, set biter bitmez makyajı çıkartmak oluyor. Eve geldiğimde de dermatoloğumun önerdiği yüz temizleme ürünümü kullanıyorum. Yine aynı doktorun önerdiği bir temizleme ürününü ve maskesini de haftada bir kere uyguluyorum.”

DİZİLERİ

2021/2022- Kardeşlerim / Aybike Eren

2021- Aşk 101

Özel içerikler youtube kanalımızda

Abone olun

İlgili Haberler